Ana SayfaSöyleşilerLiderlikLiderlik Hukuku, Prof Dr Abdulhaluk Çay

Liderlik Hukuku, Prof Dr Abdulhaluk Çay

Levent Ağaoğlu–  Abdulhaluk Bey, öneri olarak bir şey diyeceğim. Şu an kendimce Türk Hukuk tarihi konusu üzerinde çalışıyorum. Bu konunun başlığına şöyle diyebiliriz. Justinianus’dan Ahmet Cevdet Paşaya Roma Hukuku, Justinianus Roma Hukuku İstanbul’da yazıldı, bu kamuoyuna çok fazla mal olmamıştır herhalde. Biz Roma Hukuku dediğimiz zaman sanki bu İtalya’da yazıldı, ama orada ki Roma İstanbul. Ahmet Cevdet Paşa’nın Mecelle’si de İstanbul’da derlendi. Justinianus yani Castıs, Latin dilinde anlam olarak “Kanuni” demektir. İstanbul o zaman Kanunilerin kenti, Roma Hukuku’nu Justinianus’la yazıyor. Ayasofya’yı Justinianus’la inşa ediyor. Akabinde de Kanuni Sultan Süleyman’la bin yıl sonra Süleymaniye’yi inşa ediyor. Bu Kanuni sıfatı da Batı tarafından kendisine veriliyor. 1800’lere gelindiğinde Ahmet Cevdet Paşa bütün bu bizim hukukumuzu İstanbul’da Mecelle adı altında müthiş bir çalışmayla yapıyor, fakat bu kaybolup gitti neticede. Şimdi o anlamda Roma Hukuku İstanbul’da yazıldı olgusundan,  Justinianus’dan yola çıkarak, İstanbul Aydın Üniversitesi’nde düzenlenebilecek bir konferans önerisi olarak getirmek istedim. Çok teşekkür ederim.

Abdulhaluk Çay – Roma Hukukunu dillendirmeyeceğiz. Bizim kendi tarihimizde Orhun Abidelerine bakın. Orhun Abidelerinde konulan birtakım hükümler var, onların hepsi hukuktur. Ne diyor aç milleti doyurmak, az milleti çok kılmak, çıplak milleti giydirmek, yani bunların her biri hukuk kurallarıdır. Kutadgu Bilig’i açın Kutadgu Bilig’de bunlar vardır. İki gündür yaptığımız Ahmet Yesevi başta olmak üzere birçok mutasavvıfların dine dayansın ve yahut dayanmasın, isterse bizim Türk kültürü fikriyatına dayansın, bir hukuk sistemimiz var ve kendi kanaatim tabii buna karşı da çıkabilirsiniz. Batılılaşma diye yıllardır yaptığımız bir mücadele var. Hiçbir zaman başta Atatürk olma üzere gerçekten bu ülkenin gelişmesini savunanların hiçbirisi, batılılaşmak değil çağdaşlaşma terimini kullanmışlardır. Batılılaşmanın temelinde Roma Hukuku vardır. Batılılaşmanın temelinde Hristiyanlık vardır. Batılılaşmanın temelinde müspet bilim vardır. Benim oradan almak zorunda olduğum tek bir şey vardır, müspet bilimdir. Dolayısıyla kendi hukuk sistemimizi kendimiz kurmamız lazım. Benim mantık anlayışım bu ama hukukçular olarak Roma Hukukunun da incelenmesinde fayda var. Hukuk ilminin gelişmesi açısından, bir görüş alabilme açısından, Hukuk Fakültemizde arkadaşlara buyurduğunuz şeyi söylemekte fayda var. Böyle bir şey yapılabilir.

– Teşekkür ederim. Sayın hocamın da ifade ettiği “Her yol Roma’ya çıkar.” Sanki zannediyoruz ki İtalya’nın ortasında olan yol Roma’ya çıkar hayır, oraya çıkmaz. Zaten orada bir tane yol olur, ya da iki tane, ya Sicilya’dan yukarıya doğru gidersiniz, ya da yukarıdan aşağıya inersiniz. Roma’nın iki yolu var. Her yol Roma’ya çıkar dediği İstanbul ve Fatih Roma İmparatorudur. Diyarı Rum dediğimiz Doğu Roma. Fatih İstanbul’u fethettiği zaman Batı Roma yok.

– Bizler Romalı mıyız Hocam?

– Roma’yı biz Türkleştirmişiz. Romalı değiliz. Mevlana Celaladdini Rumi, Romalı Mevlana.

leventagaoglu
leventagaogluhttps://www.agaoglulevent.com
Düşünür, Araştırmacı Yazar, Şair. 1983 yılından buyana ihracat profesyoneli olarak çalışan Levent Ağaoğlu, 1997-2001 yılları arasında Hong Kong’da yaşadı; yaklaşan Büyük Asya Yüzyılı’nın ayak seslerini duydu hep. İsmail Gaspıralı’nın “Dil’de, Fikir’de; İş’te Birlik” idealinin peşinde koşarak Türk Evi, Düşünce ve İş Ocağı kitap serileri üzerinde çalışıyor; mütefekkir ve müteşebbis gözlem ve birikimlerini yazıya geçiriyor.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz


TWITTER

Son Eklenenler