Ana Sayfa Bilgelik Bilge’ler Zaman. Zemin. Zihin çizgisinde MEHMET AKİF ERSOY (1873-1936)

Zaman. Zemin. Zihin çizgisinde MEHMET AKİF ERSOY (1873-1936)

Zaman (Asr)

Mehmet Âkif  Ersoy’un Asr suresi Tefsiri…

Hâlik’in nâ-mütenâhî adı var, en başı: Hak.

Ne büyük şey kul için hakkın elinden tutmak!

Hani, Ashâb-ı Kirâm, ayrılalım, derlerken,

Mutlakà Sûre-i ve’l-Asr’ı okurmuş, bu neden?

Çünkü meknûn o büyük sûrede esrâr-ı felâh;

Başta îmân-ı hakîkî geliyor, sonra salâh,

Sonra hak, sonra sebat. İşte kuzum insanlık.

Dördü birleşti mi yoktur sana hüsrân artık. (Safahat)

Asr Suresi

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın ismiyle.

1- Asra yemin olsun ki,

2- İnsan mutlaka ziyandadır.

3- Ancak iman edenler, salih amel (iyi işler) işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye eden ve sabrı tavsiye edenler bunun dışındadır.

Zemin (Seyahatler)

Mehmet Âkif, yurtdışı seyahatini ilk olarak 1914 sonunda Almanya’ya gerçekleştirmiş, ardından Mayıs-Ekim 1915 döneminde Arabistan’da görev almış, 1918 Temmuz‘unda Lübnan’da bulunmuş, 1925-1935 yılları arasında Mısır‘da ikâmet etmiştir. 1935 yılında da Lübnan’a ikinci seyahati söz konusu olmuştu. Ayrıca mesleği olan Baytarlık uygulamaları içerisinde Rumeli’nde ve Anadolu’nun çok sayıda şehrinde görevler yapmıştır. İstiklâl Savaşı yılları esnasında Birinci Dünya Savaşından başlayarak değişik şehirlerde vaazlar vermiştir.

Bu gözlemler, Osmanlı coğrafyasındaki köylerde, kasabalarda ve şehirlerdeki insanların yaşantıları ve ayrıca batının gelişmiş ülkesi olarak Almanya’da bulunduğu esnadaki izlenimlerinden ve ayrıca düşünürlerimizin özellikle Asya (Japonya, Hindistan) ile ilgili kitaplarından da esinlenmiştir.

Mehmed Âkif’in ( d.20 Aralık 1873) Seyahat Kronolojisi [1]

1873 (20 Aralık) doğdu.

1896 (Mayıs) Adana’ya ve Şam’a gitti.

1914 Ocak ayında 2 aylık Mısır seyahatine çıktı.

1914 Mart ayında Mısır seyahatinden döndü.

1914 Devlet tarafından görevlendirilen bir heyet ile Almanya’ya gönderildi.

1915 Almanya’dan İstanbul’a geri döndü.

1915 Mayıs ayı ortalarında vazifeli olarak Arabistan’ın Necîd bölgesine gitti.

1915 Ekim ayı başında Arabistan’dan geri döndü.

1923 Mayısta İstanbul’a dönüp Beylerbeyi’ne taşındı. Buradan da Mısır’a gitti.

1923 Mayıs başında ailesiyle birlikte İstanbul’a döndü.

1923 Ekim’de Abbas Halim Paşa’nın davetlisi olarak Mısır’a gitti.

1924-1925 Paşa ile birlikte İstanbul’a döndü.

Zihin (İstiklâl ve İktisat)

Mehmet Âkif, zaman ve zemin temelinde, ilhamı ile zenginleştirdiği zihniyeti ile insanımıza geniş coğrafyalarda bayraktar ve sancaktar olmuştur. Türk İslam tarihinin bir marşandizi ve abidesidir. Maddiyat peşinde koşturmayan bir hamiyetperverdir. Bütün seyahat, gözlem ve ilhamların neticesinde Mehmet Âkif’in özellikle şiirlerine de yansıyan insanların ve ülkenin iktisadi durumu ile ilgili gözlemleri, yeni düşüncelere yol vermiştir. Bu düşünceler değerlendirildiğinde Mehmet Âkif Ersoy’un iktisat konusundaki geri kalmışlığımızın kökenlerine inen tespitleri söz konusu olmuş ve bu tespitler çok çeşitli açılardan kendini göstermiştir. Şairliğinin ötesinde bir düşünce adamı olarak bu konuları yüreğinin ve zihninin derinliklerinde hissetmesi tek başına istiklâlin yeterli olmayacağına, iktisadi istiklâlin de elzem olduğuna delildir. Bu konudaki gözlemleri insanları bir şair hassasiyeti ile gözlemlemesi ve değerlendirmesinden kaynaklanmaktadır.

Mehmet Âkif, Asr suresine değinen şiirinde zamana damgasını vuracak olan dört dörtlük insan niteliklerini sıralamış, bu nitelikleri bizatihi kendinde taşıyarak zeminde sahada sürekli hareket ve aksiyon halinde bulunmuş, Berlin’den Hicaz’a kadar coğrafyalarda kendisine görevler edinmiş, gözlemlerde bulunmuş ve bunların neticesinde yüreğinde taşıdığı İstiklâl ruhu yine zamanlar aşan bir İstiklâl Marşına dönüşmüştür.

Buradaki İstiklâl sadece bir savaşta savaşı kazanmak, bağımsızlığı elde etmek tarzında değildi. Bu İstiklâl, Asr Suresindeki insanın temel karakteristiği idi. İstiklâl ruhunu taşıyan insan haiz olduğu medeniyete ilişkin tüm işlerde de vasıflarını ve yüreğini ortaya koyacak ve bu manada İktisat da bir İstiklâl meselesi haline gelecektir.

Mehmet Âkif’in baş yapıtı olan Safahat şiir kitabı da bir Atlas mahiyetindedir. Dilimizde yayınlanmış bulunan hiçbir şiir kitabında bu derece zengin bir şehirler, ülkeler, memleketler, insanlar, kişiler ve coğrafyalar zenginliği göze çarpmamaktadır. Safahat kitabı bu manada da bir şaheserdir. Ülkemizde yayınlanan şiir kitapları arasında indeksi bulunan tek şiir kitabı da Safahat’dır. Safahat indekslenerek bu şekilde şiirdeki şehirler ve coğrafyalar takip edilebilmektedir. Safahat İndeksinde şahıs, eser, yer, topluluk ve müessese isimleri, şehirler, ülkeler, kıtalar, köyler, kasabalar, denizler, okyanuslar, göller, nehirler bitmez tükenmez bir enerji ile gözümüzün önüne gelmekte, hayal dünyamızda yeniden canlanmaktadırlar.

Hüzünlü bir dille yazılan bu kitap sefaleti gözler önüne sermiş ve sefahat ve sefaletten, safhalar halinde kurtuluş, Safahat şiirlerinde bir umut ışığı olarak önerdiği çarelerle nesillerin gözünün önüne serilmiştir. Bu nesil Asım’ın nesli olacaktır, bir umut ışığıdır.

İktisat

Sosyal bilim insanlarımız Mehmed Âkif Ersoy’un iktisadi İstiklâl konusundaki düşüncelerine giderek daha fazla yer vermeye başlamışlardır.

“Osmanlı asırlarında, rûhî ve manevî hayatı şekillendiren içe kapanan, anti-madde davranış kalıbını temsilcisi ‘pasif – mütevekkil’ insan tipinden en fazla şikâyetçi olan kişi, Mehmed Âkif Ersoy Bey’dir. Max Weber’i hayran bırakabilecek şu dize onundur: «Değer mi koşmaya akşam, sabah, yalan dünya?»  Mehmed Âkif Bey, ne güzel ifade ediyor: «Ne hükmü var ki, esasen yalancı dünyanın? / Ölürse yan gelecek cennetinde Mevlâ’nın.»  İşte bu bâtınî tasavvuf, bizim insanımızın canına okumuştur.”  [2]

“İktisadi kalkınma diyerek neyi elde etmeyi umarız. Karnımız doysun isteriz, hastalandığımız zaman yararlanabileceğimiz sağlık imkânlarımız olsun isteriz, çoluk çocuğumuzu eğitmek isteriz, onlara iyi bir eğitim vermek isteriz ve ülke olarak uluslararası arenada sırtımız yere gelmesin, başımız öne düşmesin isteriz. Başka ülkelerin karşısında başımız dik olalım, onların karşısına özgüvenle yürüyebilelim isteriz. Ki bunları sağlayabilmek iktisadi kalkınma ile mümkündür. Bu anlamda Âkif ‘in şiirlerinde bizi bunu yapmaya iten çok sayıda anlam yüklü dizeler vardır.

İktisadi kalkınma çok önemli. Kalkınma sadece büyüme değil, sağlık, eğitim, konfor, iyi yaşama gibi süreçler de bu işin içindedir. Emekle kazanmak konusu Âkif ‘te son derece önemlidir. Âkif bir şiirinde, sanayi ve ticarette o dönemler iyi noktalarda olmadığımıza dikkat çekerek, elde sadece tarımın olduğunu ve onun da modern, teknolojik şekilde yapılmadığını, çalışmak için en önemli kavramın istemek olduğunu söylüyor. İlime, bilime, eğitime ve cehaletten kurtulmaya özellikle dikkat çeken Âkif, dünyanın farklı noktalarını geziyor ve gördüğü üretim manzaralarını şiirlerinde işliyor.

Mehmet Âkif Ersoy, hizmetleri yeterince takdir edilmemiş, takdir görmemiş ve de ihmal edilmiş insanlarımızdan birisidir. Âkif aynı zamanda dava adamıdır. İnanmış bir insandır. Mehmet Âkif Ersoy’u hem bir karakter abidesi olarak hem örnek bir insan olarak hem filozofların düz yazı ile anlattıklarını mısralarına dökmüş bir düşünür olarak, bir milleti ayağa kaldırabilecek tavsiyeler bırakmış bir insan olarak, rahmetle anıyoruz. Mehmet Âkif Ersoy, hizmetleri yeterince takdir edilmemiş, takdir görmemiş ve de ihmal edilmiş insanlarımızdan birisidir. Âkif aynı zamanda dava adamıdır. İnanmış bir insandır. Mehmet Âkif şiirlerine filozofça düşüncelerini katan yiğit bir insandır. [3]

Bilim insanlarımızın bu önemli tespitlerinin yeni Safahat’ları, İktisadi İstiklâl ile mayalaması ümidi ile.

SONSÖZ: 

Memedim Âkif

Babaocağı İpek kasabası,

Komşusu

Tekkeler Yakova’sı

Kökü

Hüdavendigâr Kosova’sı

Sarıgüzel, Fâtih Medresesi

Halkalı, Çatalca

Bayramiç, Çanakkale

 

Kastamonu, Konya

Eskişehir, Burdur

Sandıklı, Dinar

Afyon, Antalya

Balıkesir, Gelibolu

Ankara

 

Memedim Âkif’in

Eskimiş paltosuna

Sıkı sıkıya sarılarak,

Isıtmak için odun bulamadığı

Tacettin Dergâhının

Alev alev duvarları

 

En son ocak

Ankara’dan

İstiklâl ateşi her yanı saracak

Sakarya

En son hat

“Kayseri’ye

Meclis taşınmayacak”

 

Duvarları İstiklâl

Ateşi ile yanan

Memedim Âkif’in

Tacettin Dergâhı

Terkedilmeyecek

 

Levent Ağaoğlu

7 Eylül 2019

 

[1]  http://www.mehmetÂkif vakfi.org.tr/

[2] Prof. Dr Ahmed Güner Sayar. Taha Akyol ile Roportaj. 1 Haziran 2020.

[3] “ Prof Dr. Mustafa Acar. Kaynak: Aksaray Üniversitesi (ASÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesince “Mehmet Âkif ve İktisadi Kalkınma” konferansı gerçekleştirildi. 16 Mart 2015

leventagaogluhttps://www.agaoglulevent.com
Düşünür, Araştırmacı Yazar, Şair. 1983 yılından buyana ihracat profesyoneli olarak çalışan Levent Ağaoğlu, 1997-2001 yılları arasında Hong Kong’da yaşadı; yaklaşan Büyük Asya Yüzyılı’nın ayak seslerini duydu hep. İsmail Gaspıralı’nın “Dil’de, Fikir’de; İş’te Birlik” idealinin peşinde koşarak Türk Evi, Düşünce ve İş Ocağı kitap serileri üzerinde çalışıyor; mütefekkir ve müteşebbis gözlem ve birikimlerini yazıya geçiriyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

TWITTER

Son Eklenenler