Ana SayfaYazılarDış DünyaHindistan'da Türk Varlığı

Hindistan’da Türk Varlığı

Hindistan ve Türk’ler: Kuşhanlar, Akhunlar, Gazneliler, Babür İmparatorluğu.

  1. Kuşhanlar
  2. Akhunlar, Hunlar
  3. Eftalit
  4. Gazneliler
  5. Timur
  6. Babür
  7. Taç Mahal
  8. Sind Eyaleti
  9. Pencap Eyaleti
  10. Türkistan ile komşu
  11. Harezmi
  12. Hind’e seyahat eden Türkler
  13. Budizm ve Türk’ler
  14. Sarı Uygurlar (Budist)
  15. Burhancılık
  16. Tasavvuf
  17. İstanbul Hint Tekkeleri
  18. Milli Mücadele
  19. Gandi, Nehru
  20. Harezmi (780-850)
  21. Biruni (ö.1048)
  22. El Hucviri: Pencap tasavvufunun kaynağı: Keşfu’l-Mahcub sahibi Gazneli Ali El-Cüllabi El-Hucviri, Yani “Data Genc Bahş.” Mezarı Lahor’da
  23. Ahmet Yesevi’den önce doğmuş. (ö.1049) http://www.islamansiklopedisi.info/dia/pdf/c18/c180267.pdf
  24. Halide Edip
  25. Yusuf Hikmet Bayur
  26. Cemil Meriç
  27. Müfid Yüksel http://mufidyuksel.com/arakanrohang-ve-hint-muslumanligi-1.html https://twitter.com/mufidyuksel/status/663133651119546372 http://www.haber10.com/yazar/haber_10/turkiyede_naksibendilik_etnik_milliyetcilik_ve_medreseler-39930
  28. Pakistan Bengaldeş
  29. Haluk Erkmen Hint yazıları
  30. Tonybee Oxus to Jamuna
  31. Agra, Lahore, Yeni Delhi
  32. Hind Uygarlığına Türklerin Etkileri makale
  33. Hint Okyanus’unda Osmanlı Donanması
  34. Model ülke Hindistan
  35. Orta Doğu tabirinin ilk anlamı
  36. İlber Ortaylı Hindoloji
  37. Sanksritçe Ecevit
  38. Çanakkale vb savaşlarda Osmanlı’ya karşı savaştırılan Hintliler
  39. Bombay Chronicle
  40. Atatürk ve Hindistan
  41. Hilafet Fonu
  42. Hong Kong Kowloon Camii Müslüman Hint askerleri için yapılmış
  43. Seyahatname kitabı Ortaylı
  44. İskender
  45. Hindistan Tarihi: Yusuf Hikmet Bayur
  46. Hindistan’a Kuzeyden Yapılan Seferler: ASAM
  47. İmparatorluklar
  48. Model ülkemiz: hindistan
  49. İslam, osmanlıdan önce hindistanda parçalanmıştır.
  50. Prof hoffman: hindistan
  51. Ucuz inovasyon
  52. Oxus: tonybee
  53. Horasan ve türk dünyası
  54. Budizm​
  55. Budist türkler
  56. Sekizgen burhan yaşar çoruh​
  57. Kast sistemi
  58. ​Penjap: tasavvuf
  59. Hindoloji
  60. Trademap ticari bilgiler ​
  61. Horasan ve türk dünyası
  62. Hindistandaki türkler (100 milyon)
hindistan’da türk varlığı
http://www.milliyet.com.tr/hindistan-heyeti-asam-da-istanbul-yerelhaber-705900/
hindistanda-100-milyon-turk-var
http://www.haber3.com/tasdelen-hindistanda-100-milyon-turk-var-2370056h.htm
hindistanda türkler
http://www.kitapyurdu.com/kitap/hindistanda-turkler/294039.html
hindistan tarihi 3 cilt
http://www.kitapyurdu.com/yazar/yusuf-hikmet-bayur/8402.html
Hindistan Türkiye ve Türkistan haricindeki coğrafyalardan Hindistan’da Türk Babür İmparatorluğu İslamiyeti altkıtada zengin bir medeniyet seviyesine yükseltmiş, Yamuna nehri kenarındaki Agra kentini Taç Mahal ile şenlendirmiştir. Osmanlılar döneminde ise İstanbul’da Hint Tekkeleri varlıklarını sürdürmüşlerdir.

Kuzey İslam’ı (Hanefilik) çizgisi 

  • Hindistan alt kıtası (Hindistan, Bangladeş ve Pakistan’da),
Büyük Horasan ve Kuzey Hindistan Haritası
Babür İmparatorluğu Haritası
Gazne Devleti Haritası


Büyük Hun Devleti ve Akhunlar Haritası 



Akhunlar Haritası





Babür İmparatorluğu Haritası, 1530-1707


http://www.globalsecurity.org/military/world/india/mughal-empire.htm
YAMUNA NEHRİ, HİNDİSTAN

Deltasında Taç Mahal’ı ve Delhi Sultanlıklarını barındıran Agra ve Yeni Delhi şehirleri var.

HALUK BERKMEN

Jiddu Krishnamurti  http://www.halukberkmen.net/pdf/222.pdf
Katılımcı Farkındalık http://www.halukberkmen.net/pdf/256.pdf
Kendini Tanımak http://www.halukberkmen.net/pdf/189.pdf
Devlerin Dönemi http://www.halukberkmen.net/pdf/267.pdf
Kayıp Kıta MU http://www.halukberkmen.net/pdf/227.pdf
Yazının Gelişimi http://www.halukberkmen.net/pdf/51.pdf

“Hindistan‘ın kuzey batısında ve Pakistan’da URDU dili konuşulur. Bu dil kuzeyden gelmiş olan Asya Türklerinin diline yakındır. Aslı ORDU dilidir ve zamanla Farsça ile ve Hintçe ile karışıp değişmiştir. Yer isimleri de değişmiş olabilir. Zira Hint kültürü kendine has olup, isimleri de kendi telaffuz şekillerine uydurmuştur.” Haluk Berkmen

EL HAREZMİ

İlk olarak Hindistan milattan 300 yıl önce sayı ifadelerini rakamlamaya başlamıştı. 6. yüzyıla doğru haneleri sağdan sola doğru olan, 1’den 9’a kadar rakamlar ortaya çıktı. Bu rakamlar 660 yıllarında Hindistan dışında da tanınmaya başlandı.

Sekiz diğer sekizden çıkınca geriye bir şey kalmaz.
Boş kalmaması için bir dairecik koy!
 
İşte böyle diyor Harezmi; hint hesabını anlatan ve latinceye tercümesi yapılan ikinci yapıtında.. Yani ‘Kitab al-Muhtasar fil Hisap al Hind ‘de.
Matematiğin ilk eylemi sayı saymak… Sayı sistemi oluşmaya başladığında insanlar çok uzun süre sadece 1 ve 2’yi bildiler. Sıfırın bulunması ise çok daha sonra. İnsanlık yüzyıllarca sıfırsız yaşadı.
Onu ilk bulan Hintliler. Bu kavramı İslam dünyasına sokan ve hesap yapmak için ilk kullanan insan ise Harezmî.
Cebir Kitabı’nın “Onlu sayıların Tanımı”na ayrılan birinci bölümünde şöyle diyordu Harezmî:
“Halk hesaplamadan genellikle ne bekler?, diye düşündüğümde, gördüm ki her zaman beklenen ‘sayı’dır.”

Ve “Kitâbu’l-Hisâbi’l-Hind”, yazılmaya başlandı. Eser, bugün bizim aritmetikte dört işlem dediğimiz toplama, çıkarma, çarpma ve bölme türünden işlemleri konu ediniyordu.
Hint rakamlarının ve ondalık sayı sisteminin İslam dünyasına girişi bu eserle gerçekleşti. Tıpkı Cebir kitabı gibi bu eseri de Batı Rönesans’ının ortalarına kadar bütün aritmetik kitaplarının ana kaynağı oldu.
Harezmî’nin bu iki önemli matematik eseri sayesinde Batı’da Romalılardan beri yürürlükte olan harf-rakam ve hesap sistemi yerine Harezmî tarafından mükemmelleştirilen Hint rakam ve hesap sistemi geçmeye başladı.
 
Dokuz Hint rakamı ve bir de sıfır işaretiyle bütün sayıların yazılabileceğini Harezmî’nin kitabını Latinceye çevirirken fark eden İtalyan matematikçi Fibonacci, “Abaküs Kitabı”na Avrupa için oldukça garip ve anlaşılmaz gelecek olan şu cümle ile başlıyordu: “Dokuz Hint rakamı ve bir de sıfır işaretiyle bütün sayılar yazılabilir.”
 
Matematik alanındaki çalışmaları cebirin temelini oluşturmuştur. Bir dönem bulunduğu Hindistan’da sayıları ifade etmek için harfler ya da heceler yerine basamaklı sayı sisteminin kullanıldığını saptamıştır. Harezmî’nin bu konuda yazdığı kitabınAlgoritmi de numero Indorum adıyla Latince’ye tercüme edilmesi sonucu, sembollerden oluşan bu sistem ve sıfır12. yüzyılda batı dünyasına sunulmuştur.
 

Kitab al-Muhtasar fil Hisab el-Hind. 

‘Kitab al-Muhtasar fil Hisap al Hind ‘ in matematik tarihindeki iki önemli rolü daha bulunmaktadır. Bunlardan ilki Avrupalıların toplama ve çıkarmaya ait örnekleri ilk kez bu eserde bulması, diğeri ise rakamların birler basamağından başlanarak sağdan sola yazıldığını ilk kez bu eserle öğrenmeleri.

 

 

 

 

 

Kitab-ul-Muhtasar fil-Hisab-il-Hindi: Günümüzde Arapça bir nüshası elde edilmiş olan bu eser, Harezmi’nin ikinci önemli eseridir. Hint matematiğine dair olan bu eserin, Cambridge Üniversitesi Kütüphanesinde Algorithmi’de Numero İndorum isimli Latince tercümesi mevcuttur. Bu tercüme, Adelhard tarafından 12. asırda Kurtuba’da bulunan bir nüshasından yapılmıştır. 

 

 

 

 

 

Bütün ihtiyaçları Halife tarafından karşılanan Harezmi, Bağdat’ta ve seyahatlerinde matematik, astronomi ve coğrafya alanında kıymetli araştırmalar yaptı. 830 senesinde heyet başkanı olarak ilmi araştırmalar yapmak için Afganistan yoluyla Hindistan’a gitti. 

 

 

Kitabu-Suret-il-Arz adlı enlem ve boylam kitabını, heyetin hazırladığı esere ilave etti. Bu eserinde Nil Nehrinin kaynağını açıkladı. Malva’nın merkezi olan ve Hindistan’ın Gwalyar eyaletinin Ujjain şehrinden geçen boylam dairesini başlangıç meridyeni olarak almıştır.

 

Bağdat bilim atmosferi içerisinde kısa zamanda üne kavuşan Harezmi, Şam’da bulunan Kasiyun Rasathanesi’nde çalışan bilim heyetinde ve yerkürenin bir derecelik meridyen yayı uzunluğunu ölçmek için Sincar Ovasına giden bilim heyetinde bulunduğu gibi Hint matematiğini incelemek için Afganistan üzerinden Hindistan‘a giden bilim heyetine başkanlık da etmiştir.

 

Harezmi’nin hint hesabı ve bunlarla yapılabilecek işlemleri tanıtmak üzere yazdığı kitabının Salem manastırında bulunan ve 13. yüzyıl başından kaynaklanan İtalyanca bir çevirisinde,metni çoğaltmakla yükümlü yazıcı kendi görüşlerini de eklemeden duramamış:

 

 

“Tüm sayılar bir’den çıkmıştır, bir ise sıfır’dan. Sıfır’da büyük bir mabedin saklı olduğunu bilmek gerek: O (Tanrı),ne başlangıcı ne de sonu olan sıfır’da simgelenir ve tıpkı sıfır gibi ne çoğalır, ne de azalır; ne O’na akan, ne de O’ndan kopan bir ırmak vardır. Ve sıfır‘ın tüm sayıları on katı çoğaltması gibi, O da, yalnızca on kat değil, binlerce kat çoğaltır, hatta doğrusu, O her şeyi hiçlikten yaratır, esirger ve yönlendirir.”

 

 

 

Astronom el-Harezmi, Hint rakkamları (ve sıfır kavramı) kullanımının yararlarını diğerleriyle kıyaslayan bir kitap yazarken, başkaları da iyi fikirler bulmak için Hint geometrisini, astronomisini, ve hatta takvim sistemlerini araştırıyorlardı.
 
Matematik alanındaki çalışmaları cebirin temelini oluşturmuştur. Bir dönem bulunduğu Hindistan’da sayıları ifade etmek için harfler ya da heceler yerine basamaklı sayı sisteminin kullanıldığını saptamıştır. Harezmî’nin bu konuda yazdığı kitabın Algoritmi de numero Indorum adıyla Latince’ye tercüme edilmesi sonucu, sembollerden oluşan bu sistem ve sıfır, 12. yüzyılda batı dünyasına sunulmuştur.
1’den 9’a kadar olan sayı sisteminin ve sıfır sayısının Avrupa’da kullanılması, Harezmî’nin eserinin Avrupa dillerine çevrilmesinden sonradır. Bu tarihe kadar Avrupa’da Roma rakamları denilen rakam sistemi kullanılmaktaydı ki, bunlarla matematik biliminin gelişmesi imkânsız denecek kadar zordu.
Şunu belirtmekde fayda var ki sıfırın varlığını ilk kez Hintliler hissetmiş ve rakamları yazarken sıfır yerine boşluk kullanmışlardır. Bu ise hiç de pratik değildir. Ancak ona bir sembol veren ve kimlik kazandıran ve eserinde
” 9 rakam ve bu yeni sembol ile tüm işlemleri yapmak mümkündür”
diyen Harezmi sıfırın gerçek kaşifidir. Yani sıfırı diğer rakamlara ekleyerek onluk sistemi tamamlayan adamdır o. Böylece Hintlilerin sunya dediği sıfır, İslam bilim dünyasında içi boş anlamına gelen es-sıfır ile gerçek kimliğine kavuşmuş ve Avrupa’ya olan yolculuğuna başlamıştır.

EL BİRUNİ

1017‘de Gazneli MahmutHarezm Devleti‘ni yıkınca Bîrûnî de Gazni şehrine gelerek burada Gazneliler‘in himayesine girdi. Sarayda büyük itibar gördü ve Gazneli Mahmut’un Hindistan seferine katıldı. Burada Hint bilim adamlarının dikkatini çekti ve Hint ülkesi alınınca da Nendene şehrine yerleşerek bilimsel çalışmalarına burada devam etti. Sanskritçeyi öğrenerek Hint toplumunun yaşamı ve kültürü üzerine çalıştı.

Mektuplarından, Bîrûnî’nin Aristo‘yu bildiği anlaşılır. İbn Sînâ gibi önemli bilginlerle beraber çalışan Bîrûnî, Hindistan‘a birçok kez gitti. Bu nedenle Hindistan’ı konu alan bir kitap yazdı. Onun bu kitabı birkaç dile çevrildi. Birkaç dile çevirilen bu kitap çoğu bilgine örnek oldu. Birûni’nin bir tane de romanı vardır.

Kitâb’üt-Tahkîk Mâ li’l-Hind: Hint tarihi hakkında da kitap yazan Bîrûnî, Hintlerin inandığı boş inançları, inanışlarını, yaşam biçimlerini ve gelenek-görenekleri çok ayrıntılı olarak anlatmış, bunu yaparken tamamen tarafsız ve önyargılardan uzak davranmıştır.
——————————————-
Bizim edebiyatımızda Hindistan seyahatnamelerinin ayrı bir yeri vardır. Şark tarihinde ebedileşen mutebahir bilgin Hinduların bile kabul ettiği ve Nehru’nun dahi sitayişle zikrettiği eser El-Biruni’nin Hind Seyahatnamesi’dir. Farsça ve Arapçası mükemmel olan El-Biruni Hindistan için Sanskrit dilini bile öğrenmiştir. Verdiği bilgiler bir yana; bu ülkenin kendi sınırları içinde kalan birtakım bilgilerini kullanan ve bilimini de Şark dünyasına aktaran adamdır. (Ortaylı)
——————————————–

Walter Ruben (hindolog)

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Walter Ruben (26 Eylül 1899 – 7 Kasım 1982. Alman Hindoloji uzmanı,Hitler Almanyasında Nazi soykırımından kaçarak Türkiye’ye gelen bilim adamlarındandır. Bir süre Ankara Dil,Tarih ve Coğrafya Fakültesinde dersler vermiştir. Sürgün Yıllarının bir kısmını Kırşehir’de geçiren Ruben,Kırşehir’in sanat abideleri ile ilgili makaleler yazmıştır.
Yusuf Hikmet Bayur: Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi‘nde Hint tarihi ordinaryüs profesörü. Hindistan Tarihi (1946-50, 3 cilt), Türkiye’nin Afganistan Büyükelçisi Görev süresi 1928–1931
 
Bir Dünyanın Eşiğinde, Cemil Meriç
İlk telif eseri olan Bir Dünyanın Eşiğinde, o zamana kadar “coğrafyasında tek kıta, kafasında tek yarım küre” olan Meriç’in Asya’yı, özellikle “Hint”i keşfidir. Olemp’i ararken Himalaya çıkmıştır karşısına. 48 yılını gömdüğünü söylediği bu kitapta, düşüncesi ve şiiriyle, dini, felsefesi, masalıyla Hint edebiyatını ve uygarlığını inceleyen Meriç’e göre, “Çağdaş Avrupa, en aydınlık taraflarıyla Hint’in bir devamıdır”.

Düşünsel serüveninin tamamında olduğu gibi bu mihnetli çalışması sırasında da zaman zaman okuyucusunu bulamamaktan, anlaşılmamaktan şikayetçidir. Ama herkesi davet ettiği bu dünya düşünce hürriyetinin vatanıdır. “Hint”, der Meriç, “her inanca söz hakkı tanıyan bir ülke olduğu için ikinci vatanım oldu. Bu kitapta rüyaları ve realitesiyle bütün Hint var… yani bütün insan.”

HALİDE EDİP ADIVAR
Hindistan’a Dair
http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/kitap/104567/Halide_Edib_in_ilk_kez_kitaplasan_metni___Hindistan_a_Dair_.html
a
“1930’larda Hindistan üzerine bir Türk aydının, Halide Edip’in kaleme aldığı kitap; yani “Inside India” ise zamanında müthiş etki yaratmıştı. Müslüman Hindistan’ın gerektiğini anlatan bu kitap halen tartışılır ve bilinen bir klasiktir. Halide Hanım Hindistan’da uzun kaldı. Aligarh İslam Koleji gibi kurumlarda dersler verdi. Devrin büyük Hint aydınlarının hepsiyle dostluk etti. Yazdığı rapor kitap ülkenin geleceğine işaret eden temel eserlerden sayılıyor.” http://www.milliyet.com.tr/hind-seyahatnamesi/ilber-ortayli/pazar/yazardetay/03.02.2013/1663852/default.htm
————————-
Halide Edip’in “ınside india” kitabının Türkçeye çevrilmediğini bir ara İlber Ortaylı yazmış olabilir. Evet yazmış: ““Inside India” adlı eseri Hindistan’ın o dönemdeki sosyal yapısını, muhtelif dinlerin, dillerin iletişimini ve bu geniş kıtanın problemlerini ustaca tahlil eden tanınmış bir eserdir, elan okunur, Türkçeye çevrildiğini ise sanmıyoruz.” http://www.milliyet.com.tr/halide-edip-adivar/ilber-ortayli/pazar/yazardetay/26.01.2014/1827244/default.htm

HİNDOLOJİ, İlber Ortaylı 

http://leventagaoglu.blogspot.com.tr/2016/02/tefekkur-medeniyeti-hindoloji-z-ilber.html

19.Asırdan Zamanımıza Hindistan Üzerine Türk Seyahatnameleri http://dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/42/457/5210.pdf

Türk Kültürünün Hindistan Uygarlığına Etkisi
http://tdid.ege.edu.tr/files/dergi_12/22.pdf

Hindistan’a Kuzeyden Yapılan Seferler

Hindistan, sahip olduğu imkanlar yüzünden sürekli istilalara maruz kalmış bölgelerden birisidir. Öyle ki, bu ülkeye ulaşıp zenginliklerine el koyma düşüncenin bazı devirlerde adeta “yüca bir ideale” dönüştüğü görülür. Bunda, Hindistan’da bütün tarihi boyunca dengeli bir toplum yapısının meydana getirilmemiş olmasınnı da payı büyüktür. Dolayısıyla sosyo kültürel yapısındaki çeşitlilik, bu ülkeye dış güçleri cezbeden en önemli etkenlerden birisi olarak karşımıza çıkmaktadır.

Bu nedenle Hindistan’a yönelik istila hareketleri değişik yollar takip etmiştir. Üzerinde hiç çalışmayan bir konu da Hindistan’a karadan özellikle de Kuzey Kuzeybatıdaki geçitler üzerinden yapılan seferlerdir.

23 maddede benim Hindistan’ım

09.01.2016Ayşe Arman @ Hürriyet (650+)

Hindistan ve Pakistan’ın ibretlik yolculuğu

29.12.2015Cemal Tunçdemir @ T24 (100+)

Hindistanlı çocuk

18.01.2016Yonca Tokbaş @ Hürriyet (40+)

Osmanlı Hindistan’da

29.12.2015Ali Sirmen @ Cumhuriyet (30+)

Neden yeni pazarımız Hindistan olmasın!

09.02.2016Güntay Şimşek @ Habertürk (5)

Batman ve Superman’i kruvasanda buluşturdu Hindistan’a da yerleşti

07.12.2015Vahap Munyar @ Hürriyet (10+)

“Hindistân Fâtihi” Gazneli Mahmud

http://www.takvim.com.tr/yazarlar/ergundiler/arsiv?date=&keyword=hindistan
http://www.takvim.com.tr/yazarlar/bekirhazar/arsiv?date=&keyword=hindistan

Arama: HİNDİSTAN

Ana Sayfa

14 article(s) matched your criteria.

  • Rusların 1828-1829 Osmanlı-Rus Savaşında Doğu Anadolu’yu İşgali ve Bunun İngiltere’nin Hindistan Yolu Politikasına Etkisi / Uğur Akbulut  [Kafkaslar Özel Sayısı- III; 703]Bu ciltteki diğer yazılar için tıklayınız.
  • Türklerin Hindistanı / Enver KONUKÇU   [Türk Dünyası I; 355]Bu ciltteki diğer yazılar için tıklayınız.
  • XV. Yüzyıl Sonunda Hindistan’da Osmanlı Tacirleri / Prof. Dr. Halil SAHİLLİOĞLU  [3/77]Bu ciltteki diğer yazılar için tıklayınız.
  • Hindistan’da İlk Türk Hakimiyeti: Kuşanlar ve Akhunlar / Prof. Dr. Salim Cöhce  [1/815-820]Bu ciltteki diğer yazılar için tıklayınız.
  • Gaznelilerin Hindistan Hâkimiyetleri / Prof. Dr. Salim Cöhce  [4/522-525]Bu ciltteki diğer yazılar için tıklayınız.
  • Hindistan’da Kurulan Türk Devletleri / Prof. Dr. Salim Cöhce  [8/689-730]Bu ciltteki diğer yazılar için tıklayınız.
  • Bâbürlüler: “Hindistan’daki Temürlüler” / Prof. Dr. Enver Konukçu  [8/744-760]Bu ciltteki diğer yazılar için tıklayınız.
  • Hindistan’da Türk-Müslüman Mimari ve Resmi Sanatı / Prof. Dr. İnci Macun  [8/881-890]Bu ciltteki diğer yazılar için tıklayınız.
  • Hindistan Timuroğulları Mimarisi ve Sanatı / Prof. Laura Parodi  [8/891-899]Bu ciltteki diğer yazılar için tıklayınız.
  • Sultan II. Abdülhamid Döneminde Osmanlılar ve Hindistan Müslümanları / Doç. Dr. Azmi Özcan  [13/138-143]Bu ciltteki diğer yazılar için tıklayınız.
  • Hindistan’da İlk Türk Hakimiyeti: Kuşanlar Ve Akhunlar / Prof. Dr. Salim Cöhce  [1/569-579]Bu ciltteki diğer yazılar için tıklayınız.
  • Hindistan’da Kurulan Türk Devletleri / Prof. Dr. Salim Cöhce  [5/313-385]Bu ciltteki diğer yazılar için tıklayınız.
  • Bâbürlüler: “Hindistan’daki Temürlüler” / Prof. Dr. Enver Konukçu  [5/387-414]Bu ciltteki diğer yazılar için tıklayınız.
  • Hindistan’da Türk-Müslüman Mimari Ve Resim Sanatı / Prof. Dr. İnci Macun  [5/447-460]Bu ciltteki diğer yazılar için tıklayınız.

ARAMA: INDIA

  1. Turkish States in India / Prof. Dr. Salim Cöhce  [2/925-941]Bu ciltteki diğer yazılar için tıklayınız.
  2. Baburids: Timurids in India / Prof. Dr. Enver Konukçu  [2/942-959]Bu ciltteki diğer yazılar için tıklayınız.
  3. Turkish Islamic Architecture and the Art of Painting in India / Prof. Dr. İnci Macun  [2/998-1000]Bu ciltteki diğer yazılar için tıklayınız.
  4. Architecture and Arts of the Indian Timurids / Dr. Laura Parodi  [2/1008-1015]Bu ciltteki diğer yazılar için tıklayınız.
  5. The Ottomans and Muslims of India during the Reign of Sultan Abdülhamid II / Assoc.Prof. Dr. Azmi Özcan  [4/299-303]Bu ciltteki diğer yazılar için tıklayınız.

Agra- Babür Şah

                           Zāhiriddin Muhammed Babur –

DOKTORA TEZLERİ
Tarama sonucunda 22 kayıt bulundu.
Tez No Yazar Yıl Tez Adı (Orijinal/Çeviri) Tez Türü Konu
Filtrele
2000..2014 =2014
389296 SERKAN BAYRAKTAROĞLU 2014 Investigating design for social innovation through business models in rural India: A model proposal for developing countries
Kırsal Hindistan’da iş modelleri ile sosyal yenileşim için tasarım incelemesi: Kalkınmakta olan ülkeler için bir model önerisi Doktora Ekonomi = Economics ; Endüstri Ürünleri Tasarımı = Industrial Design
368037 FATİH ESENBOĞA 2014 Two ways of seeing India in the travelogues of Kemalist orientalists and traditionalists
Gelenekçiler ve Kemalist oryantalistlerin seyahat eserlerinde Hindistan’a iki farklı bakış Doktora Karşılaştırmalı Edebiyat = Comparative Literature ; Türk Dili ve Edebiyatı = Turkish Language and Literature
188431 LEYLA ŞEN 2003 The US foreign policy and the institutionalization of dependency in the periphery in the post-WW2 era: Turkey and India compared (1947-73)
İkinci dünya savaşı sonrasında ABD’nin dış yardım politikası ve çevrede bağımlılığın kurumsallaşması: Türkiye ve Hindistan karşılaştırması (1947-73) Doktora Siyasal Bilimler = Political Science ; Tarih = History ; Uluslararası İlişkiler = International Relations
56890 MUSTAFA YALÇIN 1996 Use of activated carbons produced from indigeneous rav materials in gold hydrometallurgy as an alternative to coconut shell carbons
Altın metalurjisinde hindistan cevizi kökenli karbonlara alternatif olarak yerli hammaddelerden üretilmiş aktif karbonların kullanımı Doktora Maden Mühendisliği ve Madencilik = Mining Engineering and Mining
370634 EGEMEN ÇAĞRI MIZRAK 2014 M.Ö. 7. yüzyıldan M.S. 6. yüzyılın ortalarına kadar Batı Türkistan ve Kuzey Hindistan’daki bozkır kavimleri
The steppe peoples of Western Turkistan and Northern India from the 7th century BC to the mid-6th century ad Doktora Tarih = History
332673 İSMET GÖÇER 2013 Yabancı doğrudan yatırımların makroekonomik ve verimlilik etkileri: Türkiye, Çin ve Hindistan örneği
Productivity and macroeconomic effects of foreign direct investment: The case of Turkey, China and India Doktora Ekonomi = Economics
345617 FUNDA ALTIN 2013 Hindistan, Bangladeş ve Nepal’de yükseköğretim seviyesinde güzel sanatlar eğitimi
Fine arts education in India, Bangladesh and Nepal on higher educational level Doktora Güzel Sanatlar = Fine Arts
342117 ARZU SÜREN ÇİFTSÜREN 2013 93 harbinden sonra Hindistan-Pakistan alt kıtasında Urduca ve Farsça şiirde Türkiye ve Türkler
Turkey and Turks in Urdu and Persian Poems in Indo-Pak subcontinent after the 93 war. Doktora Doğu Dilleri ve Edebiyatı = Eastern Linguistics and Literature ; Tarih = History
330356 FİDA HUSSAİN 2012 Hindistan matbu’atında Türk Kurtuluş Savaşı ve inkılâbı
The Turkish War of independence and revolution in Indian literature Doktora Tarih = History ; Türk İnkılap Tarihi = History of Turkish Revolution
327960 CANAN KUŞ 2012 XVI. yüzyılda ticarî alanda Osmanlı – Hindistan ilişkileri
Commercial area relationships between Ottoman and India at 16th century Doktora Tarih = History
303613 ÖVGÜ KALKAN 2011 Etnilerin siyasallaşması sürecinde bölgesel güçlerin rolü: Hindistan-Sri Lanka ilişkisi
The role of regional powers in the politicization process of ethnies: The case of India-Sri Lanka relations Doktora Uluslararası İlişkiler = International Relations
277789 AYŞE DENKNALBANT 2010 Osmanlı öncesi Türk mimarisinde çifte minareli cephelerin gelişimi (Anadolu, İran, Azerbaycan, Hindistan)
The development of the double minarets facades at the pre-ottoman Turkish architecture (Anatolia, Iran, Azerbaijan, India) Doktora Sanat Tarihi = Art History
257518 SERDAR ÇELEBİ 2009 Hindistan: Güney Asya’nın güncel jeo-politiği bağlamında uluslararası politikada mevcut ve muhtemel yeri
Doktora Uluslararası İlişkiler = International Relations
234528 MUSTAFA ÇAĞLAR ÖZDEMİR 2009 Türkiye’de bilişim sektöründe işgücü piyasasının Hindistan ve İrlanda ile mukayeseli analizi
Analyzing the labor force market in the information and communication technologies sector comparing with India and Ireland in Turkey Doktora Ekonomi = Economics ; Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri = Labour Economics and Industrial Relations
190164 SUAT VURAL 2006 Hindistan’da İngiliz yönetimi
The British rule in India Doktora Kamu Yönetimi = Public Administration ; Tarih = History
148798 İLKNUR ÖZLEM BİÇER 2004 Bazı pestisitlerin Hindistan cevizi kabuğundan elde edilen adsorbanda adsorplanarak sulu ortamdan uzaklaştırılması
The removel of some pesticides from aqueous solutions using activated carbons produced from coconut shells Doktora Sağlık Eğitimi = Health Education
87434 NESLİHAN DURAK 1999 Hindistan’a kuzeyden yapılan seferler
Doktora Tarih = History
41642 GÜLSEREN HALICI ABAY 1995 Hindistan’da kalıcı Türk izleri(1542-1666)
Doktora Doğu Dilleri ve Edebiyatı = Eastern Linguistics and Literature ; Tarih = History
41904 HALİL TOKER 1995 Hindistan’da Farsça ve Urduca şiir ve II. Bahadır Şah Devri şairleri
Doktora Doğu Dilleri ve Edebiyatı = Eastern Linguistics and Literature
37306 HALİD ZAFERULLAH DAUDİ 1994 Pakistan ve Hindistan’da Şah Veliyullah el Dehlevi’den (Ö. 1176/1762) günümüze kadar hadis çalışmaları
Doktora Din = Religion
30615 MESUT ŞEN 1993 Gazi Zahirüddin Muhammed Babur ‘Baburname’ Giriş-metin (Kabil ve Hindistan bölümleri) açıklamalı dizin
Doktora Türk Dili ve Edebiyatı = Turkish Language and Literature
22470 OSMAN BÜLENT YORULMAZ 1991 Türk edebiyatında Hindistan
Doktora Türk Dili ve Edebiyatı = Turkish Language and Literature
41642 Bu tezin, veri tabanı üzerinden yayınlanma izni bulunmamaktadır. Yayınlanma izni olmayan tezlerin basılı kopyalarına Üniversite kütüphaneniz aracılığıyla (TÜBESS üzerinden) erişebilirsiniz.
Hindistan’da kalıcı Türk izleri(1542-1666) /
Yazar:GÜLSEREN HALICI ABAY
Danışman: YRD. DOÇ. DR. ŞEVKET BULU
Yer Bilgisi: Ankara Üniversitesi / Sosyal Bilimler Enstitüsü / Doğu Dilleri ve Edebiyatları Anabilim Dalı / Urdu Dili ve Edebiyatı Bilim Dalı
Konu:Doğu Dilleri ve Edebiyatı = Eastern Linguistics and Literature ; Tarih = History
Dizin:Babur = Babur ; Celal-ud-din Muhammad Akbar = Celal-ud-din Muhammad Akbar ; Hindistan = India ; Nasir-ud-din Muhammad Humayun = Nasir-ud-din Muhammad Humayun ; Nur-ud-din Muhammad Cihangir = Nur-ud-din Muhammad Cihangir ; Türk kültürü = Turkish culture ; Türkler = Turks ; Urdu edebiyatı = Urdu literature ; Zahir-ud-din Muhammad Babur = Zahir-ud-din Muhammed Babur Onaylandı
Doktora
Türkçe
1995
393 s.
The real Muslim empire began to gain ground with the conquest of India by Mahmud of Ghazni (d.1030). After seventeen successful assaults against In dia he ultimately succeded to add important regions like Panjub and Sindh etc. to his empire. Soon after him Mohammad Ghauri (1173-1206) ann exed India and cemented the Muslim rule in the Sub-Continent. The^came the dynasties of the slaves, the Balbans, the Khiljies etc. But ultimately Delhi Saltanete began the fall with the ruthless reign of Ibrahim Lodhl. Babur came from Farghana and inflicted a crushing defeat upon him in the battle field of Panipat. Zahir-ud-din Mh. Babur ruled India for a short period of 5 years (1526- 1530), but he left a durable impresson in the history of Muslim rule in India. He had in him, many unique qualities of head and heart, which made him a great warrior as well as cool-headed statesman. He also earned a good name due to his cultural activities and literary achievements. In fact the foundations of the. Turk-Indo civilization in undivided India were laid down in his period. His elder son Nasiruddin Hümayun (1530-40 / 1555-56) succeded him after his death. Hümayun was a tenderhearted man. No doubt luck turned against him and he lost his throne to Sher Shah Surifora short period, but he didn’t loose heart and after the death of Sher Shah he came back to India and recaptured his throne. He made commendable contribution in devoloping Turk-Indo culture, of which his father was a pionar. Hümayun died in 1556 and his son Jalaluddin Mh. Akbar (1556- 1605) the great succeeded him to the, throne at the age of 13. He was a real ge nius, who ruled over India for 50 years wii great success. He expanded the boun daries of his great empire. He had a secular mind, so he developed reconciliatory relations among the Muslim and the Hindu. Being a very wise ruler, a great sta tesman and very bright person, he determined the needs of the region with gre at care and follawed a balanced state policy according to. the environment. 305 Nuruddln Mh. Jahangir (1605-1627) followed his great father, he was ge nerous emperor with good education and pleasant disposition. He patronized arts and literature. He was meticulous to apply his laws in the farthest regions of the country. When he died in 1627 Shahabuddin Mh. Shah Jahan (1628-1659) suc ceeded him. He is called an Emperur the Architect The artistic value and beauty of the architectural men men ts of his time attract attention even today. Taj Mahal (Agra-India) wich immortalised the memory of his beloved wife Mümtaz Mahal, is one of the master pieces of the original architectural style of the period in gene ral and of the Turkish-Islamic architecture in particular. He died in 1666.
370634 27.06.2017 tarihine kadar kullanımı yazar tarafından kısıtlanmıştır.
M.Ö. 7. yüzyıldan M.S. 6. yüzyılın ortalarına kadar Batı Türkistan ve Kuzey Hindistan’daki bozkır kavimleri / The steppe peoples of Western Turkistan and Northern India from the 7th century BC to the mid-6th century ad
Yazar:EGEMEN ÇAĞRI MIZRAK
Danışman: PROF. DR. AHMET TAŞAĞIL
Yer Bilgisi: Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi / Sosyal Bilimler Enstitüsü / Tarih Anabilim Dalı / Ortaçağ Tarihi Bilim Dalı
Konu:Tarih = History
Dizin:Batı Türkistan = Western Turkistan ; Bozkır coğrafyası = Steppe geography ; Bozkır kültürü = Nomadic culture ; Eski bozkır kavimleri = Step tribes ; Hindistan = India ; Kavimler = Tribes ; Türk boyları = Turkish tribes Onaylandı
Doktora
Türkçe
2014
332 s.
M.Ö. VII. yüzyıldan başlayarak M.S. VI. yüzyılın 3. çeyreğinde vuku bulan Göktürk fetihlerine kadar Doğu İran, Toharistan, Soğdiyana ve Kuzey Hindistan coğrafyaları Avrasya bozkırlarının muhtelif atlı-okçu savaşçı kavimleri tarafından hâkimiyet altına alınmıştı. Bunlar arasında en meşhur olanlarını kronolojik bakımdan “Sakalar, Yüeh-chih’ler ve Hunlar – Chionit, Kidarit, Eftalit/Ak Hun” şeklinde sıralayabiliriz. Bazı bilim adamları bu atlı-okçu bozkır kavimlerinin menşeinin Altaylı olduğunu iddia ederken, diğerleri (bilim adamlarının önemli bir kısmını oluşturmaktadır) ise onların Hint-Avrupalı oldukları görüşündedirler. Keyfi ve/veya politik bakış açılarıyla motive edilmiş antropolojik ve etimolojik çalışmalar nedeniyle bu kavimlerin kökenleri tartışmalı kalmaya devam etmektedir. At-yetiştiricisi bu göçebelerin kültürel karakteristikleri ve yaşam-tarzları en otantik şekliyle günümüz Orta Asya ve Güney Sibirya’nın Türk boylarıyla örtüşmekteydi. Soy-şecereleri, sosyo-kültürel ve fizik antropolojik yapıları ile genetik işaretlerinin analizleri sonucunda bahsi geçen bu bozkır göçebelerinin Altaylı ve özellikle de Türk kökenli olabileceklerine dair güçlü deliller ortaya koyuyoruz.
327960 20.10.2018 tarihine kadar kullanımı yazar tarafından kısıtlanmıştır.
XVI. yüzyılda ticarî alanda Osmanlı – Hindistan ilişkileri / Commercial area relationships between Ottoman and India at 16th century
Yazar:CANAN KUŞ
Danışman: PROF. DR. MUHAMMET BEŞİR AŞAN
Yer Bilgisi: Fırat Üniversitesi / Sosyal Bilimler Enstitüsü / Tarih Anabilim Dalı
Konu:Tarih = History
Dizin:16. yüzyıl = 16. Century ; Hindistan = India ; Osmanlı Devleti = Ottoman State ; Osmanlı Dönemi = Ottoman Period ; Ticaret = Trade ; Ticari ilişkiler = Trade relations ; Türk-Hindistan ilişkileri = Turkish-Indian relations Onaylandı
Doktora
Türkçe
2012
220 s.
Osmanlı iktisadî anlayışında, önce ihtiyaçlar karşılanır, arzın yetersizliği durumunda dış alıma ihtiyaç duyulurdu. Başka bir ifadeyle, devlet ihtiyacı karşılar, ihtiyaç fazlasını satardı. Ancak Osmanlı?nın jeopolitik ve jeostratejik öneme sahip bir coğrafya?da bulunması -tüccar bir yapıya sahip olmasa bile- Osmanlı?yı tam da transit ticaretin hareketliliğine itmiştir. Böylece emtia ticaretine, özellikle ihracata, ekonomisinde birinci derecede yer vermeyen Osmanlı, transit ticaretin gereklerini yapmış ve ticaretin rahat sağlanması için her türlü önlemleri almaya çalışmıştır. Bunun için yerel yönetimlere çeşitli emir ve hükümler vermiş, hatta ticaretin rahat sağlanması için güzergâhın güvenliği ve rahatlığı için derbent teşkilatı, bedesten, han ve kervansarayların temini konusunda gerekli uygulamaları gerçekleştirmiştir. Hindistan ticareti ise, genel anlamda ihracata dayalıydı. Bu anlamda Hindistan tüccar bir memleket konumundaydı. Hindistan?da at, silah yapımı için çelik ve demir, üretimde çalıştırılmak üzere köle, stratejik anlamda korunmak için bilgili ve teknik anlamda donanımlı asker ve harp gereçleri, altın, gümüş ve lüks süs eşyaların ithali dışında hemen hemen hiçbir ithalat hareketi yoktu. Zaten, Hindistan?ın zengin coğrafyası kendi ihtiyaçlarını karşılamaya yetmekteydi. Her iki ülke arasında gerçekleşen ticarette ise, ticaretin muhatabı sadece iki ülkeden ibaret kalmıyordu. Çünkü ticaretin kendisi kıtalar arası bir konuma sahipti. III Böylece Avrupa, Arap Yarımadası, İran ve Afrika, gerçekleşen ticarete muhatap olmaktaydı. Osmanlı-Hindistan ticaretinin XVI. yüzyılda yoğunluk kazanmasındaki en önemli rol XV. yüzyıl ortalarında Fatih Sultan Mehmed?in İstanbul?u fethetmesidir. Tebrik için Hindistan?dan gelen elçiler, ticaret bağlantılarında da bulunmuşlardır. Ticaretin yoğunluğu ise, XVI. yüzyıl başlarında zayıf Memlûk siyaseti ile yaklaşan Portekiz tehlikesine karşı, hem Akdeniz ticaretini hem de Osmanlı topraklarını tehlikeye atabilecek durumda olduğu için, Osmanlı?nın 1516-1517 Suriye, Filistin Mısır seferleri sonucunda Doğu ticaretinin güzergâhında bulunan önemli ticaret merkezlerini almasıyla başlamıştır. Bu bağlamda Osmanlı, tam da XVI. yüzyılda, Akdeniz?de ve Kızıldeniz?de Doğu ile bağlantılı bir ticaret yoğunluğuna girmiştir. Ancak bu durum Avrupalıları rahatsız etmiştir. Dünya ticaret tarihinde önemli bir dönüm noktası olarak değerlendirilebilecek XVI. yüzyıl, siyasî ve iktisadî alandaki gelişmeleriyle ön plana çıkmaktadır. XV. yüzyılın sonunda yeni yolların keşfi ve bu keşifler neticesinde ticaret yollarının Orta Doğu?dan Güney Afrika yoluna kayması ve böylece Avrupa?nın gelişen ekonomisinin karşısında dünya ekonomisinin dengelerinin değişmesi, XVI. yüzyıla damgasını vuran olaylardır. Avrupalılar, Osmanlıların Hindistan ticaretini ve tarihi İpek Yolu’nun Orta Doğu bölgesini elinde tutmalarından rahatsızlık duyuyorlardı ve yol güvensizliği, yol boyunca alınan vergileri, deniz, nehir ve kara ticaretinin yoruculuğu gibi durumları yaşamak istemiyorlardı. Bunun için Yeni yolları kullanıp, Ümit Burnu?nu dolaşarak Hint mallarını ülkelerine götürdüler. Hindistan ticaretini tekellerine almak isteyen Portekizliler, Kızıldeniz?de Müslümanların gerçekleştirdiği ticarete de darbe vurmak istediler. Artık Hint sularında ve Kızıldeniz?de Portekiz mücadelesi beraberinde İran ile mücadele, Osmanlı?nın ticaretini iyiden iyiye etkilemişti. XVI. yüzyıl başlarında kötü giden bu durum fazla uzun sürmedi. Yüzyılın ortasından itibaren, Osmanlı, çeşitli imtiyazlarla tüccar devletleri tekrar Akdeniz?e çekmeyi başardı. Böylece Venedik, Ceneviz, Fransa ve İngiltere verdiği ticaret vergileriyle Osmanlı?nın ticaretini yeniden canlandırdı. Ancak durum XVII. yüzyıldan itibaren tekrar kötüye gitmeye başladı. Halep, Trablusşam, İskenderiye, Kahire, Bursa ve İstanbul gibi daha pek çok ticaret şehirlerine artık, eski yoğunluktaki gibi, baharat ve ipek gelmiyor; yeni dünya ticaretinde yaşanılan yol IV uzunluğuna, İngiliz korsanlarına, iklimsel şartlardan dolayı okyanus tehlikesine rağmen, Avrupa?nın dağıtım merkezi olan Lizbon?a gidiyordu. Hindistan?dan gelen baharat, ipek, pamuklu kumaşlar, boya gibi emtianın Osmanlı kara ve sularına az gelmesi, fiyatlara ve vergi gelirlerinin düşmesine de yansımaktaydı. Öte yandan Avrupa?nın para devrimi ile piyasaya yüksek miktarda altın ve gümüş arzını gerçekleştirmesi de Osmanlı ekonomisini sarsmıştır. Ancak, dünya ticaret tarihinde önemli bir yere sahip olan Hindistan ve onun zenginlikleri, her halükarda dünyaya akmaya devam etmiştir. Anahtar Kelimeler: Osmanlı İmparatorluğu, Hindistan, XVI. Yüzyıl, ticaret, Akdeniz, ticaret güzergâhı, İpek Yolu, ticaret emtiası, baharat, İpek, fiyatlar, Osmanlı ticaret şehirleri, Hindistan ticaret şehirleri, Kızıldeniz, Portekiz, İran, Avrupa, Coğrafî Keşifler
342117 Pdf dosyası
93 harbinden sonra Hindistan-Pakistan alt kıtasında Urduca ve Farsça şiirde Türkiye ve Türkler / Turkey and Turks in Urdu and Persian Poems in Indo-Pak subcontinent after the 93 war.
Yazar:ARZU SÜREN ÇİFTSÜREN
Danışman: PROF. DR. HALİL TOKER
Yer Bilgisi: İstanbul Üniversitesi / Sosyal Bilimler Enstitüsü / Doğu Dilleri ve Edebiyatları Anabilim Dalı / Urdu Dili ve Edebiyatı Bilim Dalı
Konu:Doğu Dilleri ve Edebiyatı = Eastern Linguistics and Literature ; Tarih = History
Dizin:Farsça = Persion ; Hindistan = India ; Pakistan = Pakistan ; Savaş = War ; Türkiye = Turkey ; Türkler = Turks ; Urdu edebiyatı = Urdu literature ; Urduca = Urdu language ; Şiir = Poem Onaylandı
Doktora
Türkçe
2013
327 s.
Pakistan’ın milli Hindistan’ın resmi dili olan Urduca bugün, bu iki ülke ve başta İngiltere olmak üzere dünyanın bir çok yerinde yaklaşık 1 milyar kişi tarafından konuşulmaktadır. Köklü bir kültür ve edebiyat dili olan Urduca, ortaya çıkışının ilk günlerinden bu yana ortak değerleri bulunan Türk ulusu ve Türk kültürü ile kaynaşmış, bir çok Türk asıllı şahsiyet bu dile ve edebiyatına katkıda bulunmuştur. Esasen Urduca da Türkçe kökenli bir kelimedir.Yüzlerce yıl Türkler tarafından yönetilen Hint Alt Kıtası Bölge Edebiyatı?nda Türk kelimesi çeşitli yönleriyle yer almıştır .Özellikle 93 Harbi ile başlayıp, Kurtuluş Savaşı ile devam eden süreçte Türklerin içinde bulunduğu sıkıntılı durum, Pakistan Hindistan Alt Kıtası?nda kaleme alınan Urduca ve Farsça şiirlerde derin akisler bulmuştur. Bu dönemde yayınladıkları gazetelerle gün be gün Türklerin uğradıkları hezimete ya da kazandıkları galibiyete yer vermişlerdir. Müslüman olmayan bir devlet olan İngiltere tarafından yönetilmekte olan Hint alt kıtası Müslümanları Halifelik makamından dolayı Osmanlıya bağlı bulunmaktadır. Bu yüzden de çeşitli yardım komiteleri kurarak, elde ettikleri gelirleri İstanbul?a göndermişlerdir.Bölge edebiyatında dönem dönem büyük şairlerin eserlerinde sıkça Türklerle ilgili temaları kullandıkları görülmektedir. ?93 Harbi Sonrası Hindistan-Pakistan Alt Kıtası?nda Urduca-Farsça Şiirde Türkiye ve Türkler? konulu tez çalışmasında aralarında İkbal, Mevlana Zafer Ali Han, Şibli Numânî, Hali, Hafız Calendheri gibi şairlerin şiirlerinin de olduğu, 93 Harbi ile başlayıp günümüze kadar gelen süreçteki Türklerle ilgili yazılan şiirler bir araya getirilecek ve bu yolla Hindistan Pakistan Alt Kıtasında Türkiye ve Türklere bakış açısı irdelenip iki kültür arasında geçmişten bugüne gelen bağlar değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Türkiye, Türkler, 93 Harbi, Balkan Savaşları, Trablusgarb Savaşı
368037 24.06.2017 tarihine kadar kullanımı yazar tarafından kısıtlanmıştır.
Two ways of seeing India in the travelogues of Kemalist orientalists and traditionalists / Gelenekçiler ve Kemalist oryantalistlerin seyahat eserlerinde Hindistan’a iki farklı bakış
Yazar:FATİH ESENBOĞA
Danışman: PROF. DR. MOHAMED BAKARI ; YRD. DOÇ. DR. AGNES E. BRANDABUR
Yer Bilgisi: Fatih Üniversitesi / Sosyal Bilimler Enstitüsü / Karşılaştırmalı Edebiyat Anabilim Dalı
Konu:Karşılaştırmalı Edebiyat = Comparative Literature ; Türk Dili ve Edebiyatı = Turkish Language and Literature
Dizin:Adıvar, Halide Edip = Adıvar, Halide Edip ; Atay, Falih Rıfkı = Atay, Falih Rıfkı ; Hindistan = India ; Hint Müslümanları = Indian Muslims ; Karşılaştırmalı edebiyat = Comparative literature ; Kemalizm = Kemalism ; Oryantalist = Orientalist ; Seyahatname = Seyahatname ; Yalman, Ahmet Emin = Yalman, Ahmet Emin Onaylandı
Doktora
İngilizce
2014
214 s.
Bu tez, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulması ile başlayan radikal modernleşmenin yarattığı ideolojik, kültürel ve sosyal yeni kimlik saptama formlarının kökenlerini incelemektedir. Türkiye Cumhuriyetinin yeni eliti Doğu halklarından duygusal bir kopuş yaşamışlardır ve bu kopuş Türk Kurtuluş savaşını desteklemiş olan halklarda bir hayal kırıklığı yaratmıştır. Hindistan bu ülkelerden biridir. Bu çalışma Türkiye Cumhuriyeti’nin erken döneminde Hindistan üzerine seyahat eserleri yazmış Kemalist ve de rejimin dışladığı Türk yazarların gezi yazılarını analiz eder. İlk olarak Hindu ya da Müslüman Hindistan toplumunun Türk Kurtuluş Savaşı hakkındaki hassasiyeti tarihi bir gerçeklik olarak ortaya konmuştur. Sonra, aralarında Falih Rıfkı Atay, Burhan Felek, Ahmet Emin Yalman ve Halide Edip Adıvar’ın seyahat eserlerinin biçimsel olarak incelenmesine geçilmiştir. Biçimsel incelemenin amacı Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulması ile ortaya çıkan radikal batılaşmanın bir kısım aydınlarda Doğu halkları söz konusu olduğunda Oryantalist eğilimler çıkardığını göstermektir. Diğer yandan, Kemalist rejim ile uyum sağlayamayan aydınların ise Doğu’ya ve halklarına sanki kendileri Doğu’nun parçasıymış gibi bakabildikleri metinlerin biçimsel incelemelerinden anlaşılmaktadır.
leventagaoglu
leventagaogluhttps://www.agaoglulevent.com
Düşünür, Araştırmacı Yazar, Şair. 1983 yılından buyana ihracat profesyoneli olarak çalışan Levent Ağaoğlu, 1997-2001 yılları arasında Hong Kong’da yaşadı; yaklaşan Büyük Asya Yüzyılı’nın ayak seslerini duydu hep. İsmail Gaspıralı’nın “Dil’de, Fikir’de; İş’te Birlik” idealinin peşinde koşarak Türk Evi, Düşünce ve İş Ocağı kitap serileri üzerinde çalışıyor; mütefekkir ve müteşebbis gözlem ve birikimlerini yazıya geçiriyor.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz


TWITTER

Son Eklenenler